Abdullah ÖZER

(Sosyal Hizmet Uzmanı, Klinik Psikoloji Bilim Uzmanı, Aile Danışmanı, Psikoterapist)

Abdullah ÖZERAbdullah ÖZER Almanya Psikoterapi

1981 senesinde Almanya Münih’te doğan Abdullah Özer ilkokul eğitimini Münih’te tamamladıktan sonra, 1992-1998 yılları arasında, ortaokul ve lise öğrenimini, İzmir Yunus Emre Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. 1999-2006 yıllarında Almanya Duisburg-Essen Üniversitesi'nde Sosyal Hizmet ve Pedagojik Eğitim (Soziale Arbeit und Erziehung) alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi alarak üstün başarı ile mezun olmuş ve bilim uzmanı unvanını almaya hak kazanmıştır. Yüksek lisans tez çalışmasını Sosyal Hizmet/Sosyal Pedagoji Yöntemleri'nde yapan Abdullah ÖZER, Tez konusunu; "Almanya'daki Türk Göçmenler. (Dışlanma-Kimlik- İslam.) Başarısız bir azınlığın arka planı ve perspektifi." olarak belirlemiştir. Tez Danışmanlığını Prof. Dieter Oelschlägel ve Carsten Frieburg gerçekleştirmiştir.

Abdullah Özer, aynı yıllar içerisinde yine Almanya’da Duisburg-Essen Üniversitesi’nde Germanistik, Siyaset Bilimi ve Bilgisayar Dilbilimi (Computerlinguistik) alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi alarak üstün başarı ile mezun olmuş ve bilim uzmanı unvanını almaya hak kazanmıştır. Bu alanlardaki Yüksek Lisans tez konusunu Prof. Dr. Jürgen Biehl ve Prof. Dr. Siegfried Jäger denetiminde Psiko-Dilbilimi alanında gerçekleşmiştir; "İki Dillilik ve Kimlik. Kimlik arayışındaki göçmenler ve çocukları."

Abdullah ÖZER Ego State TerapiAbdullah ÖZER Benlik Durumları

Abdullah ÖZER, Almanya'da almış olduğu eğitimlere ek olarak Türkiye'de İstanbul Kent Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimi alarak başarı ile mezun olmuştur. Yüksek Lisans araştırma konusunu Psikiyatrist Doç. Dr. Bülent Kadri Gültekin denetiminde "Borderline Kişilik Bozukluğu'nda Diyalektik Davranışçı Terapisi" üzerine yapmıştır. Araştırmanın amacı, Borderline Kişilik Bozukluğu tedavisinde kullanılan Diyalektik Davranışçı Terapi'nin teori ve uygulamaları hakkında bilgi vermek ve etkinliğini araştırmaktır.

Abdullah ÖZER Beden Psikoterapisi

Almanya'da üniversite eğitimi sırasında Neukirchen'de, Jugendzentrum Klingerhuf (Gençlik Merkezi) da stajını başarıyla tamamlamıştır. Özer, bu süreçte 12-18 yaş arası gençlerle çalışmış ve birçok projenin gelişmesinde etkin rol üstlenmiştir.

2005-2009 yılları arasında Almanya'nın Essen şehrinde sosyal-psikiyatri alanında uzman olarak çalışmıştır. Bu dönem içerisinde birçok psikiyatrik hasta ile çalışmış ve almış olduğu eğitimleri başarıyla uygulayabilmiştir. Çalışmış olduğu devlete bağlı kurumlar arasında sırasıyla "Arbeiter Samariter Bund e.v" ve "Die Perspektive e.v”'dir.

2010 ile 2013 yılları arasında Türkiye İzmir’de "Özel Alman Psikoloji Danışmanlık ve Eğitim” merkezini kurarak kendi ofisinde Danışmalık ve Psikoterapi faaliyetlerine devam etmiştir.

2015 yılında Malta, Valletta'da kurmuş olduğu Dynamic Roots (Malta) Limited Danışmanlık Merkezi ile 2019 yılına kadar çalışmalarına sürdürmüştür. 2015 yılında "European Psychotherapy Training Institute" enstütünün kurucu üyeleri arasında yer almıştır.

2019 yılı itibariyle Türkiye İzmir’de kurmuş olduğu Roberto Assagioli Psikosentez Enstitüsü Türkiye ile çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de kurmuş olduğu Marka Tescilli Eğitim Enstitüleri:

--> FTEP - Felsefe Terapisi Enstitüsü Türkiye

--> Gewissen Logoterapi Enstitüsü Türkiye 

--> Eugene Gendlin Focusing Terapi Enstitüsü Türkye

--> John Watkins Ego State Terapi Enstitüsü Türkiye

Abdullah ÖZERAbdullah ÖZER

1999 yılı itibariyle başta Almanya, Avusturya, Malta ve Türkiye'de Psikoterapi, Hipnoterapi (Hipnoz), Logoterapi, Varoluşçu Psikoterapi, Felsefe Terapisi, Cinsel Terapi, Cinsel Danışmanlık üzerine birçok eğitim almış, doğu ve batı sentezini geliştirmeye çalışmıştır.

Özer, Türkiye'nin değerli psikoterapi uzmanlarından almış olduğu eğitimi, Avrupa'dan almış olduğu Psikoterapi eğitimlerini birleştirerek kendine özgü bir terapi modeli geliştirmiştir.

Abdullah ÖZER Almanya'da bir çok Üniversitede Viktor Frankl, Edmund Husserl (Fenomenoloji) ve Eugene Gendlin (Deneyimsel Fenomenoloji) seminer ve eğitim çalışmalarına katılmıştır.

Ruhsal yolculuğunda en büyük ilerleme Edmund Husserl, Eugene Gendlin, Martin Heidegger, Medard Boss, Ludwig Binswanger, Viktor Frankl ve Elisabeth Lukas'ın öğretileriyle tanışmasıyla başlamıştır.

Abdullah Özer ayrıca Kişilik (kendilik) Bozukluğu olarak adlandırılan "Borderline Kişilik Bozukluğu", "Narsisistik Kişilik Bozukluğu", "Şizoid Kişilik Bozukluğu" ve "Anti-Sosyal Kişilik Bozukluğu" alanında da kendini uzmanlaştırmıştır. Bu bağlamda Türkiye’de 2005 yılında kurulan Psikoterapi Enstitüsü’nden psikiyatrist ve Kuramcı Tahir Özakkaş’tan 2009 ile 2011 yılları arasında bütüncül psikoterapi eğitimi almıştır. Bütüncül psikoterapi, psikanalitik psikoterapi ağırlıklı olup nesne ilişkileri kuramı ve tüm diğer dinamik yapıları içinde barındıran kişilik ve kendilik bozuklukları üzerinde çalışma yapılan bütüncül bir sistemdir. Aynı yıllar içerisinde yine Hipnoz Enstitüsü’nden Psikiyatrist ve Kuramcı Tahir Özakkaş’tan Hipnoz eğitimi almıştır.

Yine Türkiye'de Aile Danışmanları Derneği (AİLEDER) bünyesinde Aile Danışmanlığı eğitimi almıştır. Yeni çıkan Aile Danışmanlığı yönetmeliğine uygun Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayarak sertifikasını almıştır.

Abdullah ÖZER Almanya Orijinal Logoterapi ve Varoluşçu Akademisi'nde Logoterapi ve Varoluşçu Analiz eğitimi almıştır. Bir bütün olarak dikkate alınan "Logoterapi ve Varoluş Analiz" kavramı, 1948 yılından bu yana psikoterapinin "Üçüncü Viyana Ekolü" olarak tanımlanır (Bu ekollerden birincisi, Sigmund Freud'un psikanaliz yöntemi diğeri ise, Alfred Adler'in bireysel psikolojisidir). Psikoterapinin "Üçüncü Viyana Ekolü" olan logoterapi ve varoluş analizinde, insanda tinsel (Geist) bir varlığın bulunduğu kabul edilir. İnsan, kendi "geist" kökeninden anlam arayışı içerisindedir. Bu bağlamda insan, anlam arayışı içerisinde olup değer gerçekleştirmeye odaklanır. Logoterapi anlam odaklı bir psikoterapidir. Logoterapi insanın geist’ına ulaşmaya ve insanın içerisinde saklı olan bu geist’ın kuvvetlerini harekete geçirmeyi hedefler. Logoterapide insan kavramı psikolojinin ötesinde ele alınır. Logoterapi ve varoluş analizi, bir teknikten ziyade bir kılavuzdur ve kapalı bir teori olarak kalmak yerine, daha çok durumu açık ve net olarak gösteren bir yöntemdir.

Abdullah ÖZERAbdullah ÖZER

Abdullah ÖZER "Elisabeth Lukas Logoterapi Enstitüsü Türkiye" ve "Gewissen Logoterapi Enstitüsü Türkiye" kurucusudur. Gewissen Logoterapi Enstitüsü Türkiye, Viktor Frankl’ın Varoluşçu Analiz ve Logoterapi yaklaşımının ülkemizde tanıtımı, eğitimi ve uygulamaları alanlarında hizmet vermek üzere kurulmuştur. Gewissen Logoterapi Enstitüsü Türkiye, Viktor Frankl Institute Vienna tarafından akredite edilmiştir. Logoterapi ve Varoluşçu Analiz eğitimlerimiz Uluslarası geçerlilikte olup Orijinal Logoterapi ve Varoluşçu Analiz eğitimlerini içermektedir. www.logoterapi.org

European Association for Psychotherapy (EAP) ve World Association for Positive and Transcultural Psychotherapy (WAPP) tarafından onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi almıştır. Pozitif Psikoterapi eğitimi Nossrat Peseschkian tarafından Almanya'da geliştirilmiştir. Pozitif Psikoterapi, hümanist ve kültürlerarası psikodinamik psikoterapiler arasında yer almakta, ayrıca sistemik, danışan odaklı ve davranış terapisi unsurlarıyla da bütünleştirilebilmektedir. İran'dan gelen ve çalışmalarını merkezi olarak Wiesbaden (Almanya) kentinde yürüten nöroloji, psikiyatri ve psikosomatik tıp uzmanı olan Nossrat Peseschkian ve meslektaşları tarafından geliştirilen ve bağımsız bir psikoterapi yöntemi olarak (1968 yılından bu yana) başarıyla uygulanan Pozitif Psikoterapi (PPT) yöntemi, önemli bir psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Bu yöntem, hümanist psikodinamik psikoterapilerinin arasında yer almaktadır. Bu yöntemin temelini, salutojenik, kaynak odaklı, insancıl ve konsantre bir yaklaşıma karşılık gelen 'pozitif insan imajı' oluşturmaktadır. Pozitif Psikoterapi, çok sayıda kurum (Hessen Devlet Tabipler Birliği, Avrupa Psikoterapi Derneği (EAP), Dünya Psikoterapi Konseyi (WCP), Uluslararası Psikoterapi Federasyonu (IFP) ve çeşitli ulusal kurumlar) tarafından tanınan ve kabul edilen bir psikoterapi ekolüdür. Pozitif Psikoterapi, farklı psikoterapi yöntemlerinin unsurlarını ve tekniklerini birleştirmektedir. Özellikle kaynak odaklı bir yaklaşım kapsamında hayal gücü ve hayal gücü alternatiflerini desteklemek üzere farklı kültürlerden hikâyeleri ve yaşam tecrübelerini kullanmaktadır. Pozitif Psikoterapi, şu anda yaklaşık 33 ülkede 40'a yakın bağımsız merkezle temsil edilmektedir.

Abdullah ÖZERAbdullah ÖZER

Abdullah ÖZER Deutsches Focusing Institut - Alman Focusing Enstitüsü'nde Focusing Terapisi eğitimi almıştır. Focusing Terapisi Viyana doğumlu Amerikan Filozof, Psikolog ve Psikoterapist Prof. Dr. Eugene T. Gendlin tarafından kurulmuştur. Psikoterapi alanında Focusing (1978 - Odaklanma) adlı ünlü eseri ile tanınan Gendlin, bu eserinde psikoterapi için felsefi bir zemine dayanan deneyimsel ve beden merkezli bir yöntem sunar. Eugene Gendlin Carl Rogers ile yıllarca birlikte çalışmış ve Danışan Odaklı Terapi'nin kurucuları arasında yer almıştır. Ancak Carl Rogers ile birlikte keşfetmiş olduğu Danışan odaklı Terapi'den memnun kalmayarak kendi kuramı olacak olan Focusing Terapiyi (Focusing Psikoterapi) geliştirmiştir. (Rogers'in Danışan odaklı Terapi yerine Deneyimsel odaklı Terapi'yi kurmuştur.) Eugene Gendlin Şikago Üniversitesi'nde yıllarca Carl Rogers ile birlikte çalışmış ve Rogers'in yerine Psikoloji ve Felsefe Profesörü olarak çalışmıştır. Abdullah ÖZER Alman Focusing Enstitüsü'nde Klinik Psikolog, Danışan odaklı Terapist, Focusing Terapisti ve Eğitmeni olan Steffen Hieber'den Focusing eşlik etme eğitimini almıştır. Abdullah ÖZER Focusing eğitimlerini Almanya'da tamamlayarak Focusing Eğitmenliği olarak görev almıştır Almanya'da katılmış olduğu tüm eğitimler Almanya Psikoterapi odası tarafından akredite edilmiştir. Focusing Danışmanlık ve Focusing Terapi eğitimini Almanya Focusing for Life Enstitüsü'nde Uzman Psikolog Sylwia Kalinowska ve Uzman Psikolog Hans Neidhardt'tan almıştır. 

Abdullah ÖZER yine Almanya’da Institut für körperpsychotherapeutische Weiterbildung - Beden Psikoterapisi odaklı İleri Eğitim Enstitüsü’nde Beden Psikoterapisi eğitimi almıştır. Beden Psikoterapi eğitimini Prof. Dr. Ulfried Geuter vermiştir. Beden psikoterapisinde, beden-zihin bütünlüğü anlayışıyla duyusal algılar, hareket ve düşlemler ile çalışılması, sinir sistemine hızlı, doğrudan ve kalıcı etki edilmesini; zihinsel ve ruhsal rahatlama için temel olan bedensel duyumsamalara farkındalık ile bedenin gerginlikten arınmasını sağlar. Beyne iletilen bilgilerin %80’i bedenden gelen duyusal algılardır. Sürekli olarak anlam çıkarmaya odaklanmış olan insan beyni, iletilen bedensel duyumsamaları yorumlayıp, anlamlandırır. Sadece konuşmaya dayalı diğer psikoterapi yaklaşımlarına artı olarak beden psikoterapisinde, duyusal algılardan yararlanılması, insanın karmaşık, biyolojik, ruhsal bir organizma olarak kendisini anlamasına yardım eder. Beden psikoterapisi, gelişimsel travma, depresyon, kaygı, panik atak, kayıplar, uzun süren hastalıklar, güvensizlik, yeme bozuklukları, bağımlılık, stres gibi psikolojik sorunların tedavisinde etkilidir. Bu eğitim ve eğitim içeriği Almanya Psikoterapi odası tarafından akredite edilmiştir.

Abdullah ÖZER

Abdullah ÖZER yine Almanya'da bir çok Enstitü'de Ego State Terapi eğitimi almıştır. Ego State Terapi eğitimini Ego State Therapy International – ESTI Başkanı Dr. Woltemade Hartman ve Dr. Kai Fritzsche gibi uzmanlardan almıştır. Bu eğitim ve eğitim içeriği Almanya Psikoterapi odası tarafından akredite edilmiştir. İnsan kişiliğinin bir birlik olmayıp aksine çeşitli segmentlerin bir bütünlüğünden oluştuğunu, kişinin yaşadığı travma sonrasında savunma mekanizmaların egoyu koruma adına dağılıp bu bütünlüğü bozduğunu ve birbirinden bağımsız yeni alt kişiliklerin (benlik durumların) oluştuğu bilinmektedir. Bu Benlik durumları hipnoterapiyle bütünleştirilerek Ego State Terapisi uygulanmaktadır. Kişilik ve gelişimi, ego durumları, travma, dağılma ve bunların terapisi üzerine yoğunlaşan Ego State Terapisi Dünya’nın her yerinde en etkili Travma Terapi yöntemi olarak kabul görmektedir. Ego state terapinin kurucusu, John ve Helen Watkins'dir. Abdullah ÖZER bu özel Psikoterapi ekolünü John ve Helen Watkins’in öğrencisi olan Dr. Woltemade Hartman gibi ileri düzey Ego State Terapi Eğitmenlerinden (Dr. Kai Fritzsche) öğrenmiştir. Abdullah ÖZER ayrıca Almanya’da Dünya Hipnoz Derneği'nin kongre ve atölye çalışmalarında  Prof. Dr. John Watkins’in çalışmalarına katılabilme şansına erişmiştir. EgoState terapisi, hipnoterapötik tekniklerin temel bir unsuru temsil ettiği bağımsız, yaratıcı, eklektik ve yenilikçi bir terapi biçimine yönelik bir psikoterapi ekolüdür. Ego State Terapisi kimi uzmanlar tarafından da hipnoanalitik terapinin devamı olarak da kabul edilir. Hipnoterapinin birçok farklı bozukluk için etkinliği, özellikle ağrı, anksiyete, kişilik bozukluklarında ve davranış bozukluklarının tedavisinde birçok meta-analiz ile kanıtlanmıştır. İnsan kişiliğinin karmaşıklığı, zenginliği, iç gerilimleri ve çelişkileri ve aynı zamanda ruhun yaralı bölgeleri hakkında net bir fikre sahip olmak için pratikte kendini kanıtlamış bir modeldir "Ego Durumları". Ego Durumları İngilizce Ego States olarak geçmektedir ve Türkçe tam karşılığı "Benlik Durumlarıdır". Ego State Terapisi, travma sonrası stres bozukluğunda (Travma terapisinde), travmanın komplex biçimlerinde, disosiyatif bozukluklarda, özellikle disosiyatif kimlik bozukluğunda ve bilhassa Borderline ve diğer kişilik gelişim bozukluklarının terapisinde çok etkili olduğu kanıtlanmıştır. Ego State Terapisi’nde aynı zamanda danışanların hayat hikayelerini anlamak için değerli bir araç temsil eder.

Hipnoz, hayal gücünün yardımıyla birini "alternatif" bir gerçekliğe yönlendirme ve mevcut problemlerin veya semptomların üstesinden gelmesine yardımcı olacak deneyimler yaşamasına izin verme sanatıdır. Bu alternatif gerçeklik – terapötik transta - ne kadar yoğun bir şekilde deneyimlenirse, bu hayal edilen deneyimlerin (imajinasyon) yaşamın somut gerçekliğinde de uygulanma olasılığı o kadar yüksek olur.
Transa girmek transı kolaylaştırmak için 250 yıl boyunca çeşitli teknikler ve ritüeller geliştirilmiştir. Hipnotik bir transa başlama tek başına yeterli değildir. Klinik olarak ilgili semptomları değiştirmek için içsel bir "öteki" gerçekliğin inşası, derinlemesine terapötik bilgi gerektirir. Basit bir telkin vererek örneğin "Şunu yap ya da yapma!" diyerek, trans ne kadar derin olursa olsun ve telkinler ne kadar sık ve etkileyici bir şekilde tekrarlanırsa yapılsın - genellikle on yıllardır var olan semptomları değiştirmek için yeterli değildir. Hipnoz dünyanın en eski şifa yöntemlerinden biridir. Yüzyıllar önce ister antik Yunanistan'ın Asklepios tapınaklarında tapınak uykusu ister yerli halklarda şamanizm olsun çeşitli hastalıklar trans, dissosiyatif ve meditatif yöntemlerle tedavi edilirdi. Hemen hemen her kültür kendi tekniklerini ve yöntemlerini geliştirmiştir, ancak hepsinin amacı aynıdır: trans ve onunla birlikte şifa. Bu süreçler yüzyıllar boyunca daha da geliştirilmiş, rafine edilmiş ve iyileştirilmiştir ve en son modern hipnoterapinin doğuşu Milton Erickson'a ile gerçekleşmiştir. Bugün hipnozdan bahsettiğimizde, ister psikoterapötik ister tıbbi alanda olsun, her yerde onun ismi var. Milton Erickson genellikle "modern hipnozun babası" olarak anılır ve hipnozun kullanılmasında ciddi yenilikler ve değişiklikler getirmiştir.
Abdullah ÖZER
 Almanya'da sadece lisanslı Psikoterapistlerin katılabilmiş olduğu ve Hipnoz'un klinik çalışmalarda kullanımı öğretilen Milton Erickson Enstitüsü'nden Klinik Hipnoz ve Hipnoterapi eğitimi almıştır. Klinik Hipnoz'un temel eğitimini Klinik Hipnoz Milton Erickson Enstitüsü'nde Hamburg'da tamamlamıştır. (Milton Erickson Gesellschaft für Klinische Hypnose e.V.- Regionalstelle Hamburg) Uzmanlık eğitimlerini Milton Erickson Enstitüsü Münih ve Krefeld'te tamamlamıştır. Alman Psikoterapi odası tarafından akredite edilmiş olan bu Klinik Hipnoz/Hipnoterapi eğitimlerini başarıyla tamamlayarak Klinik Hipnoz Uzmanı/Hipnoterapist (Almanya) olarak çalışmalarına devam etmiştir.

Abdullah ÖZER Almanya'da Deutsche Gesellschaft für Sexualforschung (DGfS) Enstitüsünde "Bireysel ve Çift Terapisi kapsamında Cinsel Danışmanlık Eğitimi (Sexualberatung mit Einzelnen und Paaren)" almıştır. Deutsche Gesellschaft für Sexualforschung = Alman Cinsel Araştırmalar Birliği. Cinsel Terapi’nin kurucusu 1960'larda William Masters ve Virginia Johnson tarafından başlanmıştır. Cinsel Terapi ve Cinsel Danışmanlık özel bir psikoterapi şeklidir. Geleneksel çift terapisinin aksine, cinsel terapisi, ortaklıktaki cinsel ilişkilerin yeniden kurulmasına odaklanır. Burada Davranışçı Terapi ve Beden Psikoterapisi yöntemiyle cinsel terapiye gelen çiftlere pratik ve uygulamalı ev ödevleri verilir ve bu uygulamalı çalışmalar cinsel terapiye entegre edilir.

Abdullah ÖZER Avusturya Viyana’da Avusturya Cinsel Araştırmalar Derneği başkanı Psikoterapist Mag. Johannes Wahala tarafından sunulan Cinsel Danışmanlık ve Terapileri Eğitimi (LGBTİ+ kapsamlı) almıştır. COURAGE - die Partnerinnen-, Familien- & Sexualberatungsstelle - Psychotherapeut Mag. Johannes Wahala: Grundlagen der Systemischen Sexualberatung/-therapie (Wien) CESARET – Çift – Aile ve Cinsel Danışmanlık Merkezi - Psikoterapist Mag. Johannes Wahala: Sistemik Cinsel Danışmanlık ve Cinsel Terapi’nin Temelleri. (Viyana)COURAGE - die Partnerinnen-, Familien- & Sexualberatungsstelle - Psychotherapeut Mag. Johannes Wahala: Gleich und doch anders – Beratung und Psychotherapie von Lesben, Schwulen, Bisexuellen und Ihren Angehörigen (Wien) CESARET – Çift – Aile ve Cinsel Danışmanlık Merkezi - Psikoterapist Mag. Johannes Wahala: Aynı ama Farklı – Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Çevrelerine Yönelik Danışmanlık ve Psikoterapi. (Viyana) Eşcinsellik (Homoseksüellik), aşk, romantizm ve cinsel arzular kapsamında, sadece kendi cinsiyetinden kişilere karşı hissedilen cinsel yönelimdir. Heteroseksüellik (Yunanca’da heteros Kelimesi = farklı anlamına gelmektedir, bu kapsamda, Latince’de cinsiyet anlamına gelen "sexus" kelimesiyle birlikte kullanıldığında, farklı cinsiyete karşı duyulan eğilim anlamına gelmektedir). Heteroseksüellik kişilerin sadece karşı cinsiyete karşı duydukları cinsel kimliği tanımlamaktadır. Heteroseksüellik cinsel yönelimin en yaygın şeklidir. Heteroseksüellik terimi ise, 20’inci yüzyılın başlarından beri Homoseksüellikten ayrımını göstermek üzere kullanılmaktadır.

Abdullah ÖZER

Abdullah ÖZER Türkiye'de Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) bünyesinde Cinsel Terapi eğitimi almıştır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından resmi olarak teyit edildiği üzere: Her insanın bedensel ve ruhsal mutluluğunun önemli bir bileşeni sağlıklı bir cinsel hayattır. Tekrardan mutlu ve tatmin edici bir cinsel yaşam oluşturmak için, cinsel problemlerin nedenlerinin araştırılması çok önemlidir. Cinsel terapi, 60’lı yıllarda Amerikalı Seksolog ve Araştırmacı William Masters ve Virginia Johnson tarafından hayata geçirilmiştir. Geleneksel çift terapilerin aksine, başarılı bir cinsel temasın yeniden oluşturulması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Terapi hedefinin başarılması için, seans odasında yapılan görüşmeler, evde yapılan pratik alıştırmalarla kombine edilir.

Abdullah ÖZER İstanbul Gedik Üniversitesi'nde Cinsel Terapi eğitimi almıştır. Cinsel Terapi kapsamında: Vajinismus, Erken Boşalma, Sertleşme sorunu, Cinsel isteksizlik, Orgazm olamama ve Cinsel yönelimler gibi başlıca konular gelmektedir. Çiftlerin cinsel terapiye gelme nedenleri farklılıklar gösterse de, genelde aynı ya da benzeri konular işlenir cinsel terapide. Çiftlere yaşamış oldukları durumlarını farklı bir bakış açısıyla görmeleri ve deneyimlemeleri için yardım ediyor. Olaylar anlaşılır ve işlenebilir hale getirilmelidir. Bu nedenle cinsel terapinin amaçlarını şu şekilde belirleyebiliriz: İlişki ve aşk yeteneğinin yoğunlaştırılması, Kişinin kendi ihtiyaçlarının farkındalığı, Ortaklıkta bireyselleşme, Cinsel tecrübe artışı.. Çünkü cinsel terapi aynı zamanda yaşam enerjisidir - ki bu enerji kaybolduğunda - cinsel terapiyle tekrar uyandırılabilir.

Abdullah ÖZER diyor ki:

"Danışmanlık hizmetinde önemli olan terapistin tercih ettiği ve eğitimini almış olduğu eğitimlerdir. Bir tornavidaya ihtiyacı olan fakat iş çantasında sadece bir pense ve çekiç bulunan bir ustanın durumunu düşünün. Ustanın işini yaparken ne kadar zorlanacağı barizdir. Bu örnek üzerinden ilerlersek bir terapistin alet çantasında psikoterapi alanında kullanılan ne kadar fazla araç ve gereci varsa ve bu araç gereçleri ne kadar yerine ve gereğine uygun şekilde kullanabiliyorsa, yardımcı olma konusundaki başarısı da o kadar yüksektir.

Bir danışman ve terapist olarak birden fazla alanda ve geniş bir yelpazede psikoterapi eğitim süreçlerinden geçmiş bulunmaktayım. Danışmanlık hizmetlerimde bir çok disiplinler arası terapi yöntemleri uygulamaktayım."

Çalışma alanları:

  • Yetişkinlerle Danışmanlık ve Psikoterapi
  • Ergenlerle Danışmanlık ve Psikoterapi

Abdullah ÖZER Klinik Psikoloji